Başak'taki yeniay neler getiriyor?
Paylaş » Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını FaceBook'ta paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını Twitter'de paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını Google'de paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını Delicious'ta paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını Digg'de paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını MySpace'de paylaş
 

R. Hakan Kırkoğlu

Özetle;

* Referandumun Merkür geri giderken yapılıyor olması, yerine oturmayan, sağlam olmayan koşullara işaret etmekte

* Bu dönemde yenilenme ve değişim vurgulanmakta

* Önümüzdeki günlerde Venüs'ün Akrep burcuna geçmesi ve bu burçta 8 Ekim sonrasında geri gidecek olması, halkı birbirine bağlayan unsurların (özellikle etnik alanda) çok zorlanacağını açıklamakta, İç işlerine dikkat



Yeniay yarın 8 Eylül’de Başak burcunun tam ortasında gerçekleşiyor olacak. Bir burcun tam orta noktası işaret ettiği konuların en yoğun biçimde yaşandığı, konsantre olduğu, olgunluk kazandığı yerdir. Başak mükemmelik arayışının, sürekli bir düzeltme ve iyileştirme yapmanın, analiz etmenin burcu olduğu için, içinde bulunduğumuz bu dönemde yeni bir şey yapmaktansa, onu düzeltmeye, daha iyi hale getirmeye çalışabiliriz. Ancak, burcun yöneticisi Merkür henüz düzgün harekete dönmediğine, geri harekette kaldığına göre, bu değişiklikler eksik kalacaktır. Nitekim halihazırda ülkemizde süregelen referandum sürecinden çıkacak sonuç da böyle olacaktır. Evet ya da Hayır, her iki durumda da ülkemizin iç işlerini ve yönetimi ilgilendiren konularda (yeniay ülkemizin haritasında 16 derece Başak burcundaki dip noktasının, IC’nin üzerine düşmekte) genel bir belirsizlik, oturtmamışlık göreceğiz.


Yeniay haritasında hukuku, felsefi düşünceleri ve hayat görüşlerini anlatan Yay burcunun yükseliyor olmasına da şaşmamalı. Bu burç sosyal alandaki görüşleri, inançları ve kimi zaman da bu alanda sahip olduğumuz ateşli tutumu simgeler. Yay’ın yöneticisi Jüpiter Koç burcunun ilk derecesinde ve geri harekette, halkın oyunu anlatan 5. evde dururken, gözü kapalı, naif bir tutumun (0 dereceler çok fazla düşünülmemiş, henüz olgunlaşmamış süreçleri açıklarlar) dikkat çektiğini gösteriyor. Kuşkusuz geri hareketteki Merkür, hele özellikle tam düzgün harekete dönecekken yapılan referandumda organizasyonel sıkıntıların ya da oyların sayılması, tasnifi ile ilgili aksamaların, tam olarak netleşemeyen sonuçların da habercisi olabilir. Öyle gözüküyor ki, içinden geçtiğimiz bu süreçte, yerine oturmamış çok şey var. Yeniay haritasında değişken niteliğin baskın durumda olması ortaya çıkan koşulların sağlam bir zemin oluşturmaktan çok daha dağıtıcı ve yüksek zihinsel gerginlik çıkarabileceğini anlatıyor. Değişken burçlar dağılma, çözülme ve sonlanmalara işaret eder.


Haritada Merkür’e büyük bir önem vermek gerek. Merkür hem harita ışığının (Güneş) yöneticisi, hem de köşe bir evde, yönetsel konuları ve amaçları anlatan 10. evde, kısaca çok görünür bir alanda duruyor. Merkür aynı zamanda oryantal durumda (Güneş’in doğusunda ve Güneş’in yakıcı etkisinden kurtulmaya başlıyor, bir başka anlatımla bir şeyleri ifşa etmeye çalışıyor) ancak geri harekette. Haberci olan bu gezegenin yine yönetimi ve devlete ait konuları açıklayan Oğlak burcundaki Pluton ile üçgen açı içerisinde olması değişim ve yenilenme sürecinden geçtiğimizi bir kez daha hatırlatmakta. Ay da zaten en son açısını Merkür’le yapmış durumda. Diğer dikkat çeken bir nokta Merkür’ün Ejderha (Draco) takımyıldızında, ejderhanın kuyruğuna işaret eden Thuban yıldızı ile birleşiyor olması. Bu yıldız “hazineyi korumak” anlamındadır. Bu ifadede hazine ejderin koruduğu kutsal sayılan şeylerin üzerine titremek ve kontrol etmekle alakalıdır. Doğal olarak, bu durum hassas kabul edilen şeylerin korunması isteğini ancak aşırı koruyucu bir tutumun da bize gelişme getirmediğini anlatıyor.


İçinden geçtiğimiz bu dönemde, değişimi ve değişim yönünde zorlanmaları açıklayan çok fazla gösterge var. Hatırlayacağınız gibi, geçtiğimiz günlerde öncü burçlarda dikkat çeken bir vurgu oluşmuştu. Bu vurgu şu anda dağılmak üzere ancak hala etkilerini fazlasıyla görebiliriz. Örneğin Satürn ve Pluton kare açı içerisindeler. Satürn adaleti ve hukuki konuları anlatan Terazi burcunda ilerliyor. Pluton ise yukarıda da değindiğimiz gibi devleti ve hiyerarşik yapıları (devlet ve mekanizmalarını, kurulları, mahkemeleri vb) anlatan Oğlak burcunda. Bu ikisi arasında kare açı yüksek bir enerji açığa çıkarmakta. Pluton değişimi ve yenilenmeyi anlatıyor ve bir bakıma yönetsel alandaki değişim arzusunu temsil ediyor. Satürn ise Terazi’de adil olanı, dengede ve kontrol altında tutulması gereken unsurları simgeliyor. Bu ikisi de birbirini yenme arzusu içerisinde. Ancak Satürn’ün Pluto’ya göre üst durumda (superior) kalması, denge ve adalet arayışının baskın çıkabileceğinin bir işareti olabilir) Benzer şekilde, aralarındaki açı gevşemiş de olsa, Jüpiter ve Satürn de karşıtlık içerisinde. Jüpiter de Yay burcunun yöneticisi olarak, yukarıda sözünü ettiğimiz sosyal görüşler, hukuk anlayışı ve kavramlarla yakından ilgili bir gezegen olarak, bu karşıtlık içerisinde, doruk noktasına varan bir sürecin, yön değiştirme gereğinin bir göstergesi.


Toparlamak gerekirse, haritada Satürn’ün güney bendinde yer alıyor olması ve önümüzdeki günlerde Satürn’ün ay düğümleri ile kare açı yapacak olması halkın hassasiyetlerini etkileyen, zorlayan konularda kritik bir eşikten geçileceğini anlatıyor.


Bu dönemde dikkat etmemizi gerekli kılan diğer bir göstergede, önce Venüs’ün ardından Mars’ın Akrep burcuna ilerlemeleri olacak. Halihazırda bu iki gezegen yanan yolda (via combusta) ilerlemekteler, kısaca ilişkilerimizi çevreleyen konularda büyük bir huzursuzluk, tartışma ve çatışma eğilimi var. Ardından Venüs 8 Ekim’den sonra Akrep burcunda geri gitmeye başlayacak. Böyle bir süreç içerisinde ortaklaşa konularda, aşkta ve ilişkilerde zorunlu değişiklikler, yenilenmeler ve genel olarak kıskançlığın getirebileceği fırtınalar yaşayabiliriz.


Dünya/Politik astroloji gözüyle bakıldığında, Venüs toplumu birbirine bağlayan bir tutkal gibi olduğu için, (Venüs ortak kültürü, değer yargılarını, ortak beğenileri ve zevkleri anlatır) iç işlerinde artan bir baskı ve huzursuzluk yaşanabilir. Hiç kuşkusuz bu dönemde Kürtlerle Türkler arasında artan gerginliklere dikkat etmek ve iç işlerinde daha dikkatli politikalar üretmek gereği doğacak. Referandumda ortaya çıkacak sonuçlara göre ve güney doğu illerindeki katılıma bağlı olarak, önümüzdeki haftalarda toplumun huzurunu yakından zorlayan koşullarla çok daha yakından ilgilenme gereği doğabilir.


Aşağıda 2009 yılı sonunda yazdığım 2010 Türkiye öngörümlerime ait ilgili dönemleri okuyabilirsiniz. Yazının tamamını okumak için tıklayınız


Eylül- Medya, komşular, güvenlik konuları
23 Eylül’e kadar olan dönemde, toplumu huzursuz edebilen konular, belirsizlikler, ekonomiyi ve çalışan kesimleri ilgilendiren gündem devam etmekte. Medya’dan, eğitimden, emekçi kesimden kaynaklanan durumlar, sınırdaş komşular ekonomi alanında daha gerçekçi olmayı gerektirmekte. 17-20 Eylül civarında yurtdışından kaynaklanan konuların da, ekonomi açısından yan etkilerinin daha fazla olabileceği günler yaşayabiliriz.


8 Eylül’den başlayarak gerek yönetsel konularda, gerekse ekonomiyi ilgilendiren konularda çok daha ciddi ve planlı olmayı gerektiren koşullar oluşmakta. Bu tema özellikle 3 Ekim civarında dikkatli ve önlemci, planlı olmayı gerektirmekte.


Bu dönemde milli hassasiyetleri içiren gelişmeler, halkın, halkın sağlığı ve psikolojisini ilgilendiren konular, yeni adımlar ve başlangıçlar söz konusu olabilir. 8 Eylül’de gerçekleşen yeniay bu dönemde içişlerini ilgilendiren konuların ani gelişmeler getirebileceğini ve bu arada yurtdışından kaynaklanan olayların halkın iradesini, liderlikle ilgili konuları harekete geçirebileceğini anlatmakta.


23 Eylül’den itibaren ülke gündeminin daha kritik olaylara sahne olabileceği yeni bir döneme girmekteyiz. Bu dönemde içişlerini ilgilendiren konular, güvenlik ve toprağa ilişkin konulardan kaynaklanan gelişmeler sınırdaş komşuları yakından ilgilendiriyor olabilir. Aynı zamanda içişlerinde daha sıkı kontrol ve uygulamaların olması söz konusu olabilir. Bu durum sınırdaş komşularla da ilgili olabilir. Yine bu dönemde yurtiçinde, güvenlikte uyum, denge ve barış yaratabilmek için alınan önlemlerin dikkat çekebileceği görülmekte. Eylül’ün son günlerinde ve Ekim başında devleti ilgilendiren, içişlerinde daha önlemci bir yaklaşımı zorunlu kılan gelişmeler yaşanabilir. Eylül’ün son günlerinde ülke güvenliğini zorlayabilecek, askeri konuları ve orduyu gündeme getirebilecek, iç işlerini sıkıştırabilecek oluşumlar gündeme gelebilir.


 

 
Paylaş » Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını FaceBook'ta paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını Twitter'de paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını Google'de paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını Delicious'ta paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını Digg'de paylaş Başak'taki yeniay neler getiriyor? yazısını MySpace'de paylaş

2021`de Türkiye...
Mevlana:Astrolojik bir portre...
2013`te Türkiye...
Neptün Balık`ta...
2010`da Türkiye...
Kova`da üçlü kavuşum - Melanie...
Satürn-Uranüs Karşıtlığı- Mela...
Barack Obama...
Kollektif Gezegenler...
Çin`in gelecek devrimi...
 
Ekle
Çıkart
e-Posta adresinizi yazın
Copyright © 2003-2024 R.Hakan KIRKOĞLU Bucks - Digital Media Publishing Agency